1 Mart 2007 Geliştirici: muharremayten

Sevgili blog,
Bundan sonra bu sayfayı SCED 487 dersi hakkındaki yorumlarım için kullanacağım. Her zamanki gibi yine son güne hatta son saate bıraktım. Buraya yazmaya başlamadan önce bazı arkadaşların yazılarını okudum. Valla ordan okuduklarımı yazmıcam :) içimden ne geçiyorsa onları yazıcam.
Dersin adı oldukça ilgi çekici, eminim bu dersi isteyerek aldığını yazan arkadaşlar samimilerdir. Benim de ilgimi çekti tabi ki ama dersi asıl alma sebebim o değil. Seçmeli ders olarak programıma en uygun bu dersi buldum, başka alternatifim yoktu. Hocadan consent istedim ve anında cevap geldi. Dolayısıyla hocaya karşı pozitif bi elektrik oluştu içimde, daha tanımadan :) Niysee..
Hasıl-ı kelam, dersi aldık. Pred 485 alan arkadaşların dediğine göre dersi kaçırmamak gerekiyormuş. Tüyoyu aldığımız iyi oldu, toplandık gittik derse. Saat 9-10 arası kuzeyde dersimiz olduğundan biraz geç kaldık, Allahtan hoca sorun yapmadı.
Derste hoca ile oyun oynadık, o yetmedi bir de dışarı çıktık oynadık, o da yetmedi belki on senedir elime almadığım pastel boyalarla poster sunumu hazırladık. Play / game ne ola acep diye kafa yorduk. İlk olarak bir tespitimi açıklıyorum: Sınıfta oyun oynarken gördüm ki hoca da en az bizim kadar eğleniyordu, gülüşü, mimikleri, konuşarak ve gözle kurduğu iletişim bunu gösteriyordu. Mutlaka benim gibi bir çok arkadaşımın da beğenisini kazanmıştır bu durum, hoca her yönüyle bizimle birlikte ve bizden biriydi. (Aslında dışarıda yakalamaç oynarken hoca da ebe olsa daha güzel olurdu :) ) Niysee..
Söylemem gerekir ki, herkes gibi ben de eğlendim bu derste. Fakat -henüz- öğretmenliğe bakış açım değişmedi benim. İnsanın her yaşta içinde bir çocuk tarafı olabilir. Eğitimde başarıyı sağlamak için, öğrenmeyi arttırmak yada hızlandırmak için bu çocuğu uyandırmak gayet mantıklı. Fakat birinci önceliğimiz öğrenme için oyun olmalı, eğlence için değil. Bunu sağlayabilsek zaten dolayısı ile eğlenmiş de olacağız. Hem öğrenci hem öğretmen. Ne yazık ki mevcut koşullarda ben bunun kolay kolay sağlanabileceğini sanmıyorum. Bizler ortaöğretim fen ve matematik öğretmenleriyiz. Çok az bir kısmımız belki milli eğitimde çalışacak, bir kısmımız özel okullarda ve -bence malesef- çoğumuz dershanede çalışmak zorunda kalacağız. Özel sektörde bizden beklentiler umduğumuzdan çok daha farklı oluyor :( Bu nedenle bazı şeyler değişmeden hiç bir şey değişmez demek zorunda kalıyorum. Yine de umudum hiç yok değil. Çünkü o bazı şeyleri değiştirmesi gerekenler de biziz. Niysee..
Belki önümüzdeki derslerde mevz-u bahis olursa o zaman da yazarım.